Toprağını Tanıyor musun?

Günümüzün sürekli kendini yenileyen ve gelişen tarım ve doğa bilimlerinden gelen yoğun bilgi akışı ile geleneksel alışkanlıklarımızı harmanlayarak ya da bunlardan birini kullanarak gerçekleştirdiğimiz tarımsal üretimde yetiştirdiğimiz her bir bitki türünün yapısını, kültüre alındığı çevresel koşullar altındaki özel isteklerini ve en önemlisi yetişeceği temel ortam olan toprağın doğasını, yapısını, özelliklerini ve daha fazlasını gerçekten biliyor muyuz? Toprağa fikren verdiğimiz değere karşın ona gerçekten iyi davranıyor muyuz? Yoksa, toprağı yeterince tanımadan onun sağlığını bozuyor muyuz?

İnsanoğlunun hayatta kalması için beslenmesi zaruridir. Gıdanın çeşitliliği, güvenilirliği, kalitesi ve eşit dağılımı bir yana en temel konulardan biri sürekli artan dünya nüfusunu besleyecek ve daha fazla tüketme arzusunu karşılayabilecek kadar sürekli artan oranlarda mahsul hasat edebilecek yöntemlerin ve araçların keşfedilmesi ve geliştirilmesidir.

Sizce bir bitkiden ve bir birim topraktan elde edilebilecek ürünün miktarının sınırı nedir? Sonsuz mu! Sonsuz talep ve sonsuz kazanç amacı uğruna toprakları ve bitkileri kendi yarattığımız bilim ile daha çok ve daha çok üretmeye zorlamanın karşılığında doğanın tepkisi olmaz mı?

2000’den 2018’e küresel tarım arazisi alanı %2 yani 0,08 milyar hektar düşüş yaşamıştır, kişi başına düşen arazi miktarı 2018’de 0,21 ha’a kadar düşmüştür (1). Toprak kaybına, bozulmasına etki eden en önemli faktörlerden biri insan etkisidir (yanlış toprak kullanımı, yanlış uygulanan tarım/mahsul sistemi vb.). Geçmiş bir bilimsel veriye göre insan kaynaklı toprak bozulması dünya çapında 1.965 milyon hektarlık bir alanı etkilemiştir; toprak kaynaklarının bozulmasına yol açan fiziksel süreçler kabuklanma, sıkışma, erozyon, çölleşme ve çevre kirliliğine yol açan toprak yapısındaki düşüşü içerirken, kimyasal süreçler besin ve/veya organik madde kaybı, asitlenme, tuzlanma ve kirliliği içerir, biyolojik süreçler arasında önemli olan ise biyo çeşitlilikte azalma ve hem toplam hem de biyo kütle karbon seviyelerinde azalmadır (2). Toprak bozulması üretim kapasitesini büyük ölçüde azaltırken iklimi de etkileyerek küresel bir kriz yaratmaktadır. Buna karşılık aksi bir durum da söz konusudur, 2000 ile 2018 yılları arasında azalan ekim alanlarına rağmen ekili alan başına kimyasal gübrelerin dünya tarımsal kullanımı yüzde 33 oranında artmıştır.

Bu bağlamda krizi aşmak için azalan ekilebilir alanlardan ve giderek verimsizleşen topraklardan daha çok ve iyi ürün elde etmek için maksimum üretim planları dahilinde toprağın ve bitkinin sınırlarını zorlarken, bitkiye ve özellikle toprağa ihtiyacı olanı doğru zamanda, doğru miktarda, doğru formülde ve zarar vermeyecek doğal şekilde verebiliyor muyuz? Yoksa daha fazla plansız ve bilgisiz girdi kullanarak aslında toprağa daha da mı fazla zarar veriyoruz? Diğer yandan, toprağı işlerken ve bitki yetiştirirken, onlardan daha fazla fayda sağlamayı isterken, dünyamızı geliştirirken hor kullandığımız doğanın iklim gibi çevresel tepkilerine karşı, kültüre almanın ve biyolojik araştırmaların sonucu olan zararlılar ve hastalıklara karşı onları koruyabiliyor muyuz? 

Çok fazla soru sorduğumun farkındayım, tüm bu soruların ortak cevabı şudur; canlı varlıklar olan bitkileri ve temel yaşam ortamı olup bizim haricimizde diğer birçok türün ve bitkilerin doğrudan beslendiği mutfak olan toprak hakkında her şeyi bilmektir. Bu her şey kavramının içinde toprağın biyolojik aktivitesi, mineral parçacıkların doğası, toprağın dokusu ve performansı, toprak donma ve permafrost, toprak davranışı, toprak olgunlaşması, toprak işlevselliği, toprak fiziği, toprak kimyası, toprak mekaniği, toprakta hava ve su hareketi, agregalar veya ‘pedler’, karbon tutmayı iyileştirmek, gözenekler, değişim kapasitesi, toprak pH’ı, toprakta karbonatların varlığı, toprak mühendisleri olarak çalışan önemli toprak faunası, toprak florası, çıplak gözle görünemeyen ama çok sayıda toprak özelliği üzerindeki etkileri çok geniş olan mikroorganizmalar (mikroplar) ve daha fazlası vardır. Gördüğünüz gibi toprak bilimi tek başına bir evrendir. Tüm bu konuları tek tek gelecek yazılarımızda detaylı olarak ele alacağız.

Verimli, kaliteli, sağlıklı üretim yapmak istiyorsak, bilimsel bilgilerden faydalanmak, tüm insanların kullanımına açık olan bilimsel makaleler veya kitaplar gibi kaynakları okumak, üretici olarak araştırma yapmak, buna ek olarak profesyonel meslek sahiplerinden ve kuruluşlardan yardım ve destek almak gerekir.

Amacına uygun doğru yöntemlerle gerektiği gibi ideal olarak kullanılan bilim, tarımsal üretimde dünyayı refaha ulaştırmakla kalmaz, hatalı davranışlarımızdan kaynaklı başta toprak kaybı olmak üzere tüm olumsuzluklara engel olarak dünyamızın iyileşmesini sağlar.

Kaynakça:

  1. FAO. 2020. World Food and Agriculture – Statistical Yearbook 2020. Rome. https://doi.org/10.4060/cb1329en
  2. Nada Dragović, Tijana Vulević, (2020), Soil Degradation Processes, Causes, and Assessment Approaches. https://www.researchgate.net/publication/342273477_Soil_Degradation_Processes_Causes_and_Assessment_Approaches

Umut Ahmet Seyrek
Umut Ahmet Seyrek
CEON Tarımsal Bilişim ve Yayım Direktörü

Yüksek Ziraat Mühendisi ve Ekonomist. Akademi sevdalısı, derin araştırmalar yapmaktan zevk alan, araştırma ve deneme çalışmalarına düşkün, bilimsel içerik üretmeye kendini adamış, sanat, kültür ve spor alanlarında kendini beslemeye çabalayan, farklı ulusları, kültürleri ve dilleri tanımaya ve öğrenmeye hevesli bir bilimci...

Diğer Yazılarımız
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.İşaretli alanlar zorunludur.