TARIMSAL METEOROLOJİNİN ÖNEMİ-3

Tarımda verim kaybı ve iktisadi kayıp açısından bugünün ve gelecek yılların en önemli faktörü olan İklimsel değişiklikler, sadece bitkisel üretimde değil hayvanların fizyolojik yapılarında ve üreme sistemlerinde bile hasar oluşturacak olan sıcaklık artışı meydana getirip aşırı yağış, seller ve kuraklık gibi felaketlerde artış yaratarak gıda arzı ve güvenliğini bozacaktır.

Gelecek yıllarda küresel iklim değişikliği ile tarımsal üretimin sürdürülebilirliğinin ve güvenli gıdaya ulaşma imkânlarının da azalacağı öngörülmektedir, öyle ki iklim değişikliği projeksiyonları ile küresel ve bölgesel iklim modelleri kullanılarak gelecek dönem meteorolojik parametrelerin değişkenliğinin öngörülebilmesi ile Ülkemizde de Meteoroloji Genel Müdürlüğü ve Su Yönetimi Genel Müdürlüğü tarafından iklim projeksiyonu çalışmaları yapılmış olup iki senaryo (iyimser, kötümser) ve dört farklı küresel iklim modelinin verileri, ülkemiz için yüksek çözünürlükte üretilmiştir; bu projeksiyon sonuçlarına göre ülke genelinde sıcaklıkların 2050 yılına kadar 2-3°C, 2100 yılına kadar ise 6-8°C artabileceği öngörülerek yağışlarda genel olarak azalış eğilimi öngörülmektedir, fakat ülkemizin kıyı kesimlerinde, bahar ve yaz dönemlerinde şiddetli yağışların oluşabileceği de değerlendirilmiş olup Meteorolojik karakterli afetlerin sayı, şiddet ve sıklığındaki artışların iklim değişikliğiyle beraber daha da artacağı beklenmektedir ve tabi ki iklim değişikliğinin tarımsal üretim planı üzerindeki en önemli olumsuz etkisi uzun süreli devam eden şiddetli kuraklık ve meteorolojik afetlerdir, ayrıca yağışların azalmasıyla toprakların tuzlulaşması ve çoraklaşması da tarımsal üretim üzerinde ekstra olumsuz etkiler yaratır (2). Bu noktada bugün ve gelecek için insanlığa ve tarıma en büyük tehdidi oluşturan kuraklık olayı, tarımsal faaliyetlerin iklim ve su kaynaklarına uyumlu olarak yürütülmesine dayalı olarak doğrudan meteorolojik bilgilerin takibine bağlıdır. Dönemsel öneme sahip ziraî meteoroloji çalışma konuları içerisinde bitki yetişme döneminde, gerekli olduğu kadar sulama suyu tüketimi için yağış verilerinin kullanılması, fenolojik gözlemlerin yürütülmesi ve bunların sonuçlarına göre en uygun bitki deseni ve nöbetleşe yetiştirme sisteminin belirlenmesi, kuraklık analizleri (sıcaklık, yağış, buharlaşma verileri kullanılarak), izlemeleri ve uyarıları sonucunda aşırı sulama ile ekonomik kayıplar, tuzluluk riski azaltılacak veya tamamen engellenecektir, ayrıca fenolojik gözlem ağının kurulması ve işletilmesi sonucunda herhangi bir ziraî üretim bölgesi için en uygun ve en ekonomik bitki deseninin tespit edilmesi sağlanacaktır (1).

Bu yüzden tarımcıların meteorolojinin bildirdiği verileri doğru algılayıp doğru bilimsel analizleri yaparak üretimde doğal kaynaklardan en iyi şekilde yararlanılacak zirai yöntemleri geliştirip uygulamaları ciddi derecede geleceğe ait sosyo-ekonomik korumayı sağlamış olacaktır.

Sonuç olarak tarımsal meteorolojinin uygulamaya alınmadığı ve gelişmiş tarımsal sistemlerin olmadığı bir ülkede kuraklık ve diğer kritik iklim olaylarının yıkımlarından korunmak mümkün değildir.  

Kaynakça:

  1. Mücahit KARAOĞLU, (2018), ZİRAAT VE METEOROLOJİ VEYA ZİRAȊMETEOROLOJİ, Journal of Agriculture, 1(1), 49-54, Derleme makalesi
  2. Tarımsal Meteoroloji, Çevre ve Doğal Kaynakların Yönetimi Grubu Çalışma Belgesi, Tarım Orman Şurası
Umut Ahmet Seyrek
Umut Ahmet Seyrek
CEON Tarımsal Bilişim ve Yayım Direktörü

Yüksek Ziraat Mühendisi ve Ekonomist. Akademi sevdalısı, derin araştırmalar yapmaktan zevk alan, araştırma ve deneme çalışmalarına düşkün, bilimsel içerik üretmeye kendini adamış, sanat, kültür ve spor alanlarında kendini beslemeye çabalayan, farklı ulusları, kültürleri ve dilleri tanımaya ve öğrenmeye hevesli bir bilimci...

Diğer Yazılarımız
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.İşaretli alanlar zorunludur.